Translate

15 Aralık 2014 Pazartesi

Adıyaman Gezisi

Yavaş yavaş Gaziantep'ten ayrılma zamanı geldi.Buradan ayrılıyoruz diye gezemediğimiz yerleri gezelim dedik ve bir plan yaptık.Karar verme aşaması yaklaşık 1 dakika sürdü.:)Bize en yakın yerlerden seçim yaptık ve ilk olarak  Adıyaman'a doğru yola koyulduk.Adıyaman'da bizi arkadaşım karşıladı.Ve gezimiz böylece başladı...

İlk durağımız Adıyaman Oturakçı pazarıydı.Gaziantep ki bakırcılar çarşısına çok benziyor.Ama biraz daha küçük.Gezilecek çok büyük çarşısı yok zaten.Sakin yaşamayı sevenlerin tercih edebileceği bir yer.



Çok fazla zamanımız olmadığından ve Nemrut'ta gün batımına yetişmek için acele etmemiz gerekiyordu.Giderken uğrayacak çok yerimiz vardı hem..

Atatürk Barajı
 İlk durağımız Karakuş Tümülüsü

Komagene krallık ailesine ait bir anıt mezardır.

Güneyinde bulunan sütunda kartal , doğudaki sütunlarda aslan ve boğa, batıdaki sütunun üzerinde ise Kral II. Mithridates'in kız kardeşi Laodike ile tokalaştığı kabartmalar bulunmakta.


Cendere Köprüsü'nün bir hikayesi anısı var mı bilmiyorum.Ama bu tarz eski köprüler ilgimi çekmiyor değil.


Yolumuzun üstünde bulunan Arsameia Antik kentine de uğradık.M.Ö 3.yy'da Komagene soyundan Arsemes tarafından kurulmuştur.Yukarıdaki fotoğrafta Kral I. Antiochos ile Herakles'in tokalaşma kabartması yer almakta.Ayrıca Bu kabartmanın yanında bir mağara var ve sonunun cendere köprüsünün oralara kadar  uzandığı söylenmekte.

Şeytan köprüsü


Son durağımız olan Nemrut Dağı sonunda göründü.Fotoğraf için kusura bakmayın flu çıkmış biraz :)




Zirveye çıkmak için zorlu bir yolculuk bekliyor bizi.Ama manzara o kadar muhteşem ki emin olun o yorgunluktan eser kalmıyor.Ne tarafa baksam diye şaşırıyor insan :)



Hemen ekleyeyim zirvede çok felaket bir soğuk var.Yaz aylarında bile gitseniz yanınıza mutlaka bir şeyler alın.











Nemruttan döndükten sonra sabahına Şanlıurfa yollarına düştük.Dolayısıyla Harfane gecesi yapma fırsatımız olmadı.Bir daha gittiğimde mutlaka yapacağım.
Gezi esnasında aldığım bir kaç nottan bahsedeyim hemen. Nemrut'a giderken Narince diye bir köyden geçiyorsunuz, İlyas Salman'ın köyü burasıymış.Bir de ufak tavsiyem var.Güneşin batışı kadar doğuşu da muhtemelen müthiştir.O yüzden akşamdan gidip bir gece orada kalıp güneşin doğuşunu izlerken romantik anlar yaşayabilirsiniz :)Yanınıza bir şarap ve yiyecek bir şeyler de eklerseniz daha güzel olur tabi ki...Hediyelik eşya olarak Arsemeia'ya çıkmadan önce orada bulunan mağazalardan alabilirsiniz..

Sevgiyle kalın

10 Kasım 2014 Pazartesi

10 Kasım

Atamızı özlem ve saygıyla anıyoruz...


31 Ekim 2014 Cuma

Mezuniyet

Eh sonunda bende mezun olduğuma göre gecikmiş bir yazıyla paylaşmak istedim hemen duygularımı ve olmazsa olmaz fotoğrafları.. Öncelikle Mühendislik fakültesi için hazırlanan programa ba-yıl-dım. Tek kelime ile muhteşemdi ama yanımda olması gereken biri yoktu.Kep atarken yanımda olmasa da mezuniyet balosunda yanımdaydı.. :) Çok hareketli bir gündü 25 Haziran. Staj döneminde olduğum için bir gün öncesinde yapılan provalara katılamadım, bunun yanında kepleri baretleri her bir şeyi son güne bırakmak zorunda kaldım :) Sabah cübbeleri aldık yıkadık , kuruttuk, kahvaltıydı, arkadaşla kuafördü derken o geldi çattı o muhteşem saatler..



Mühendislik fakültesinin programı Sporium'da yapıldı.Baret takmadan, kuşak törenine kadar her şey çok güzeldi.Tabi araya büyüklerin o can sıkıcı konuşmaları girmese çok daha iyi olabilirdi:) Sanırım yaşlanınca bende çok konuşmak istemem böyle :)
Rengarenk :)

Ve o güzel akşam..Baloyu anlatmaya gerek yok zaten biz  bakışlarımızla her şeyi anlatıyoruz galiba...


Çok gecikmiş bir yazı oldu ama daha yeni  vakit bulabildim tabi araya bir sürü ıvır zıvır işler girdi biraz geç bir yayın oldu:)

Sevgiyle kalın..:)


4 Ekim 2014 Cumartesi

İyi bayramlar:)

Hepinize kocaman günaydın:)Bayramınız çok çok mutlu geçsin hep sevdiklerinizle birlikte olun inş..Nice bayramlara...Sevgiyle kalın

1 Ekim 2014 Çarşamba

Gelecek :)

Yazılmayı bekleyen düzenlenmesi gereken o kadar çok şey var ki.. Hangi ara ne yapacağımı şaştım doğrusu. En kısa zamanda yapacağım hepsini..Bu arada planlanan geziler var birde yapılmış olan geziler var:) Şimdilik sevgiyle kalın..

12 Ağustos 2014 Salı

Bakım ürünleri

Merhaba arkadaşlar! Yepyeni bir yazıyla yeniden beraberiz.Bugün daha önce hiç değinmediğim ama asıl değinmek istediğim bir yazı var.Eh malum bakım olmazsa olmazım oldu artık.Öncelikle şunu belirtmek istiyorum makyajla veya bakımla ilgili çok fazla bir bilgim yok yavaş yavaş tecrübelerimle edinmeye çalışıyorum.Eğer yanlış bildiğim bir şey varsa lütfen beni de bilgilendirin..Gelelim kullandığım ürünlere.

Perfectly Clean serisinin yüz temizleyicisi ve toniğini kullandım.Re-nutriv serisi annem için :)


Yüzümüzü tonikle güzelce temizledikten sonra sıra geldi seruma. Estee Lauder Advanced Night Repair serum ciltteki renk tonlarını eşitlemek için ama ben bu üründen de pek memnun kalmadım.Yaklaşık 1 yıllık kullanım sonucunda çok beklediğimbir sonuç göremedim.


Bu üründe göz çevresi için Estee Lauder Advanced Night Repair.Gözlerimin etrafında büyük bir çukur ve morluklar vardı.Bunun doğrudan strese bağlı olduğunu düşünüyorum.Ürününü uzun zamandır kullanmıyorum ve stresten uzak kaldığım içinde morluklarım yok göz altımda.


İşte geldik en sevdiğim seriye Advanced Time göz kremi.Göz çevremde ki kırışıklarımı büyük bir ölçü de azalttı


Bu iki ürün de göz çevresini tamamlayıcı yüz kremleri.Biri gece biri gündüz.Kırışıklık için birebir ürünler.Her cilde uygun gelir mi bilemem ama benim cildim için birebir gelen bir ürün.




Gece kremi

Burada bir karşılaştırma yapacağım.İkisi de nemlendirici.Aranızda ikisini de kullanan varsa mutlaka yorum bıraksınlar.Bence Clinique bir tık daha iyi gibi geldi ama tam emin olamadım.

Yaş ilerledikçe yaşlanacak tek yer yüzümüz değil elbetteki.Bu krem de boyun için.


Son olarak BB krem.İçerisinde SPF 35 barındırıyor ki buda dışarıya çıkarken fazladan güneş kremi sürme zahmetinden kurtarıyor bizi..


Evetttttt....Elimden gediğince anlatmaya çalıştım.Sizinde kullandığınız ürünler varsa paylaşın lütfen.En kısa zamanda bir istek listesi yapacağım ve aldığım bir kaç makyaj ürününü paylaşacağım sizinle..Sevgiyle kalın...

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Torbay-3

Torbay yazımla hemen dönüyorum bloguma. Hemen bir tavsiye ile başlamak istiyorum.Belki saçma gelebilir ama kendinize bulunduğunuz yerden bir mektup yazın :) Evet evet mektup yazın.. Aklınıza ne geliyorsa yazabilirsiniz.Döndüğünüz de okuyacağınız için bir nevi geleceğe mektup gibi oluyor.Evet bende gönderdim kendime bir mektup ama maalesef ki fotoğrafta gördüğünüz mektup aradan yıllar geçmesine rağmen bana ulaşmadı.Bu da büyük bir üzüntü..



Bu fotoğrafta gördüğünüz ise benim pembe boyalı evim.. :)Panjuru olmasa da :( Kendisini içinde bulunduğum süre de pek sevmezdim ama şu günlerde özlüyorum. 3 katlı olmasına rağmen küçük ama şirin bir ev kendileri belki bir gün tekrar gidip orada kalırım...                            

                                                                
Evler gördüğünüz gibi birbirine çok benziyor...






Paignton tren istasyonu.Şunu da ekleyeyim tren ve otobüslerini ne kadar önceden alırsanız o kadar uygun almış olursunuz.Yani işinizi hiç bir zaman son dakikaya bırakmayın hep planlı olun..




Yolculuk dediğin böyle kalabalık yapılır işte :) Tabi gezmek için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Plymouth'a giderken tren garında çektirdiğimiz bir fotoğraf.


Sanırım artık ingiltere hatıralarımın sonuna geldim .. Ve böyle bir kolaj yapayım dedim.Çok güzel günler geçirdim. Ve ufak bir kopya vereyim en kısa zamanda başka bir ülke yazısıyla karşınıza çıkacağım inşallah.

Bu adanın ismini tam hatırlayamadım :(


Paignton pier'den çekilmiş bir kare..

Sahile indiğiniz de kumdan yapılmış bu eserleri görmeniz mümkün. Yeteneğiniz varsa sizinde gittiğinizde yapmanızı tavsiye ederim mutlaka..



Havaların durumuna göre fotoğrafta net görünmese de yelkene biniyorlar.Belki yarışları da düzenleniyor olabilir.


Sörf yapmakta mümkün..



Gittiğimde şanslı sayabileceğim bir döneme denk gelmiştim festival vardı şehirde.Ne festivali olduğunu bilmiyorum:) Bu saklama kutularından yapıyorlardı..




Ve son olarak Gaziantep'in bir kısmını havadan görelim ve yazımızı burada sonlandıralım..



Bayrammmm

Hepinizin Bayramını en içten dileklerimle kutlarım.Hepimize sağlık mutluluk huzur getirmesi dileğiyle... Sevdiklerimizle nice güzel günlere..

20 Temmuz 2014 Pazar

Londra-2

Londra anlat anlat bitmez demiştim.Bu yazımda Big Ben, British Museum ve Hide Parkı anlatacağım. Aslında anlatacağım demek yanlış olur fotoğraflayacağım demek daha iyi olur sanırım. 
İlk olarak London Eye'dan başlayayım. London Eye tahmin ettiğiniz gibi ücretli.2011 yılında 18,60 £ idi. Türk parasına göre biraz pahalı bunun sebebi de paralarının daha değerli olması.Ama ben değeceğini düşünüyorum ve gitmişken mutlaka orada bir tur yapmanızı öneriyorum. 

Ta ta ta bu da biletim :)


London Eye
Ben gittiğimden beri herhalde yağmur gibi şanssızlık olacak ki yol çalışması vardı :D O yüzden görüntüler de kirlilik var dubalar vs.



En sevdiğim şeylerden biri de bu çift katlı otobüsler. Londra da binmek nasip olmadı  ama Paignton'da binmiştim süper bir şeydi.


Geldik British Museum'a. Burası aklımın alamayacağı kadar büyük bir yer.Eğer müzeleri çok seviyorsanız oraları gezmekten zevk alıyorsanız mutlaka bir gününüzü ayırmanız gerekebilir. Müzede Türkiye'ye ve diğer ülkelere ait bazı bölümler var. Girişin ücretli olmaması böyle bir müzenin beni çok şaşırttı doğrusu. Bedavaya girip bir dünya bilgi sahibi olup çıkabiliyorsunuz. Müzeleri sevmeye British Museum ile başladım.Daha önce müzelere gitmekten kaçardım.Ama burası çok farklı bir dünya gibi geldi bana 



Şu aşağıda görmüş küçük kare pencere o alışılageldik fotoğrafların çekildiği yer.O pencereden baktığımda sanki kendimi çok büyük bir şey keşfetmiş gibi hissettim. :)
Ve turist olmanın en güzel yanı elinde haritayla bir yerleri keşfetmek.





Belki de Londra'da çektiğim en güzel fotoğraflardan birisi.

Bu da en sevdiğim diğer fotoğraf. 


Bu da bir diğeri olabilir :)




Ve akşam saatlerinde Londra...




Sevgilerle...